Buradasınız
Salih Sardoğan
07 Aralık 2019
92-97 yılları arasında İstanbul'da öğrenci olmama, hatta ve hatta fakültenin (Marmara İlahiyat) ve yurdun (Valide-i Atik) Üsküdar'da bulunmasına rağmen muhterem hocamızı niye tanıyamadım, niye ismini hiç duymadım hayıflanıyorum. Abilerimiz, hocalarımız bu gönül dostunun ismini zikrettiler de biz mi idrak edemedik; zihnimde buna dair en küçük bir emare bulunmuyor. Neyse ki kitaplarıyla tanıdık onu ve öğrencilerimizi kitaplarıyla buluşturmaya çalışıyorum. Keşkeler'in yürek burkan havasından kurtulmaya çalışsam da 'yurttan çıkıp üstadımızın arı duru Türkçesinin gönül pınarından coşup dökülen sohbetini dinliyorum' kurgusunda kurtaramıyorum zihnimi. Mekanı cennet olsun.