Buradasınız

Ziyaretçi gönderileri

Muhterem hocamın vefatından yaklaşık olarak 20 gün önce rahatsız olduğunu ve hastanede yatmakta olduğunu öğrendim. Yanına ziyaretçi alınmıyor dediler. Yine de gidemediğim için kendimi suçlu hissediyorum. Yakın zamanda görüp duasını alma imkanım olmadığı için son derece müteessir oldum. Son olarak arkadaşlarla beraber bir bayram ziyareti yapmıştık ve Hocamız MUhterem pederlerinin okuduğu Errahman suresinin bir CD sini hediye etmişlerdi. Defnedilirken bu sure de okundu. Hocam sayesinde eski Üsküdarı ve Üsküdarlıları daha yakından tanıma imkanını bulduk.Hocam sayesinde ecdada ve Üsküdara olan sevgimiz daha da gürleşti ve gelişti. Bu bakımdan da sana minnettarız Hocam. Hocamın hem ilmi ve hem de İslami açıdan değerlendirme makamında olmadığımı biliyorum. Fakat toplumumuz iyi bir müslüman ve iyi bir bilim adamından daha yoksun kaldı. Toplumumunzda İsalmı ve dünyayı iyi bilen insanlar gittikçe azalıyor. Şunu biliyorum ki yeri doldurulamayacak bir müslüman ve bir ilim adamı daha göçtü. Alimin ölümü alemin ölümü deniyor.işte öyle oldu.Muhterem Hocam; size Cenab-Haktan sonsuz rahmet diliyorum. Makamınız Cennet-i Ala olsun. Geride kalan Valde hanımefendiye, evlatlarına ve tüm sesvenlerine Cenab-ı Haktan sabır, hayılı uzun ömür niyaz eediyorum. Yılmaz BayatÜsküdar Eski Belediye Başkanı

Yılmaz Baayat

Bu web sitesi ve sayın hocamın çalışmalarıyla ne yazıkki ancak vefatı sonrası okuduğum bir köşe yazısı (M. Şevket Eygi, 06.07.2008) vesilesi ile tanışabildim. Masonluğun kökenine dair makalesini okudum. Bugüne dek okuduklarıma benzemeyen, gerçeklere ve akılcı bir yoruma dayandığını hemen belli eden bir makale. Yukarıdaki resimde güzel yüzünü gördüğüm, güzel ruhlu ve güzel yürekli ağabeyime Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanınız cennet ve yeriniz sevgili efendimizin komşuluğu olsun. Saygılarımla.

Yüksel Yıldız

Ahmet Yüksel Özemre hocamızın ölüm haberini öğrendiğimde büyük bir teessür ve derin bir üzüntü duydum. Bu toprakların yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerden birisi olan Özemre hocamız, bir centilmen, bir babacan, bir İstanbul beyefendisi, bir bilge ve hikmet ehli bir insandı. Gerçekten de o, görünüşüyle, tavır ve davranışlarıyla hikmeti ve erdemi ilkçağlardan günümüze taşımış bir yürek adamı, adeta kayıp kıtanın gizemli seyyahı idi. Kıymetli hocam, değerli ailenize, yakınlarınıza ve hepimize Allah'tan sabırlar, size de rahmet niyaz ederim. Bu vesileyle dualarımız sizinle, mekanınız cennet olsun, mezarınızda huzur yatın. Öğrencisi Şahin EFİL

Şahin EFİL

İLK ATOM MÜHENDİSİMİZ AHMET YÜKSEL ÖZEMRE'NİN ARDINDAN...Sayıları çok az olan, çağımızın alperenlerinden biri daha göçtü dünyamızdan... Türkiye'nin ilk atom mühendisi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre'den bahsediyorum. "Âlimin ölümü âlemin ölümüdür” demişti Resulullah Efendimiz... Bu söz ne kadar da doğrudur. Gerçekten de âlimler âleme ışık saçıyorlar. Onlar göç edince âlem karanlıkta kalıyor. Rahmet-i Rahman'a göç eyleyen Ahmet Yüksel Özemre, Türkiye'nin medar-ı iftiharıydı. 34 yaşında profesör olma başarısını göstermişti. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun eski başkanlarındandı. Tam bir görev adamıydı. Fizik alanında otorite sayılırdı. Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Almanca ve İspanyolca dillerini bilirdi. İlmi açıdan Türkiye'nin değil, dünyanın da sayılı bilim adamlarından biriydi kendisi... Bir o kadar da mütevazıydi.Özemre, irfanıyla temayüz etmiş, ilmiyle amil, bilgi ve görgüyle dopdolu, Osmanlı terbiyesi almış bir İstanbul Beyefendisiydi. Üsküdar'da doğmuş, hayatının son nefesini de çok sevdiği bu yerde vermişti. O bir Üsküdar aşığıydı. Türk İstanbul'un ilk ayağı olan Üsküdar, onun kişiliğini şekillendirmişti. Kimliğini bu şehrin kimliğiyle özdeşleştirmiş, ezanların sesinde bulmuştu huzuru. 35'i telif olmak üzere 45 esere imza atmıştı. Fizik alanının dışında, tasavvufa da ilgi duyardı. Bu sahada derinleşmiş, aldığı tasavvuf terbiyesiyle nefsine en büyük tokadı vurmuştu. O, Yunus Emre misali gönüllere girmeyi önemsiyordu. Gönlündeki ışığı Üsküdar'dan Türkiye'ye ve dünyaya gönderiyordu. Sevgiler büyütüyordu yüreğinde.Merhum Ahmet Yüksel Özemre, hocaların hocasıydı. Onun rahle-i tedrisatından geçen yüzlerce öğrenci şimdi Türkiye'nin önemli yerlerinde vazife görmektedir. Öğrencilerinden 61'i bugün profesör unvanıyla ülkemize hizmet etmektedir. Bence kişinin en büyük eseri çocukları, eğittiği kişiler ve arkasında bıraktığı faydalı kitaplardır. O bunların hepsini yaparak gönül huzuruyla öylece Rabbine göçtü. İnançlı ve köklü bir ailedendi. O, anne babasından gördüklerini bir adım daha ileri götürdü. Zira babası Kur'ân tilâvet ekolünün en son şahsiyetlerinden Hafız Mehmet Nurullah Bey'di. Özemre önce Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne girdi. Dört yıllık bu okulu iki buçuk yılda bitirdi. Çernobil olayı olduğu sırada Atom Enerjisi Kurumu Başkanıydı. Çernobil'in günah keçisi ve istenmeyen adam ilan ettiler onu. Çok sıkıntılar çekti o dönemlerde. Mahkemelerde hakkında yüzlerce dava açıldı. Sonunda hak yerini buldu ve beraat etti. Fakat zor günler geçirdi.Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre bilim adamlığının yanında kültür adamıydı da... Hayatı boyunca inançlarından asla taviz vermedi. Onun içindir ki bazı dünyevî nimetlerden mahrum kaldı. Çok güçlü bir hafızası vardı. Boş zamanı hiç yoktu. Çalışkan ve gayretli bir insandı. Fizikle beraber metafizik de onun ilgi alanına giriyordu. Akademik etikete değil, yürek temizliğine ve kişiliğe değer veriyordu. Onun ölçüleri Kur'ân'ın ölçüleriydi.O, maddi ilimlerle manevî ilimleri aynı potada eritme başarısı göstermişti. İslamiyeti hakkıyla yaşayan ve yaşatan bir gönül eriydi. "Kadere iman eden, kederden emin olur" sözü beni etkileyen ifadelerin başında gelir. Hayatını inancına adayan ve hayırda yarışan örnek bir müslümandı Özemre... Mal mülk biriktirmeyi hiçbir zaman düşünmedi ve sevmedi. Elindekini ihtiyaç sahipleriyle paylaştı. Türkçenin bilim dili olamayacağını söyleyenlere Türk diliyle yazdığı, içerik ve üslup açısından mükemmel ders kitaplarıyla cevap vermiştir.Özemre, hayatının son dönemlerinde büyük sağlık sorunları yaşadı. Öyle ki ömrü boyunca 23 ameliyat geçirdi. İki ayda gözünden 13 kez ameliyat oldu. Üç kez kansere ve hepatite yakalandı. Fakat inançlı bir insan olduğu için hep sabretti. Hayata sımsıkı sarıldı. Tevekkülü hayatının kılavuzu olarak gördü ve onun rehberliğinde ilerledi. En zor zamanlarda da sabır ve teslimiyetin en güzel örneğini verdi. Tek gözle üç kitap yazdı. Bedeni tükendikçe ruhu yüceldi. Hayata dört elle sarıldı. Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre, 25 Haziran 2008 Çarşamba günü aramızdan ayrıldı. 73 yıllık ömrüne nice hayırlı hizmetler sığdırdı. Bu fani dünyada hoş bir seda bıraktı. Onu rahmet ve minnetle anacağız. Allah rahmet eylesin.M.Nihat MALKOÇTrabzon Lisesi(Anadolu)Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

M.NİHAT MALKOÇ

Ben kendisini hiç şahsen tanıyamadım ama eserlerinden kendisini tanıyabildim. Tanışmayı çok arzuladığım halde hastalığı nedeni ile buna imkan bulamadım. Fakat hiç kimsenin cenazesinde bu kadar gözyaşı dökmedim ve bu kadar derin bir acı duynadım. Tarifsiz ve yeri doldurulamaz bir kayıp.Nur içinde yat Allah ve insan dostu.Geride kalanlarına başsağlı diliyorum. Allah gani gani rahmet etsin

Ayşe Karaman

Muhterem Hocam,Nur içinde yatın. Sizi dünya gözü ile hiç görmesem de kalbimde sizi bilmedigim bir yerde görmüş olmanın tanışıklıgı ve bu dostluğun neticesinde olusan tarifsiz bir acı ile öğrendim Hakk'a yürüdüğünüzü. AllAH nimetlerini üzerinize tamamlasın, rahmeti ile kuşatsın ve tamamına ulaştırsın. En güzel dileklerimle.

Erkan

Sayın Ozemre ailesine büyük kaybından dolayı başsağlığı ve sabırlar, aziz kardeşimiz Ahmed'e Allah'tan rahmetler dileriz.Altan - Melike TapucuMontreal30/06/2008

Altan - Melike Tapucu

Bin yıl yaşasam bize olan hizmetinin bir saniyesini bile ödeyemeyeceğim CANIMA, aşk-u muhabbetlerimle ve hürmetle niyaz ediyorum.

Rahmi

Üsküdar'ın buram buram tüten gül kokusu, manevi alemin beşeriyete sunulmuş ihsan ve ikramı, seçkin ve seçilmiş olan, gönüller yıkayıp arındırıcısı, hamd ve şükür öğreticisi, lafz-ı zemzem sahibi, insanlık aşısının pir-i zamanı, himmetiyle, ilmiyle, arifiyetiyle, tenezzülüyle ışıl ışıl yol gösteren kıymetli Ahmet Yüksel Özemre Hoca'mızın zahiri alemden çekilişinden duyduğum elem ve ıstırabı sizlerle paylaşırım.

Dr.Mustafa TEKÇE

Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur. Isra-1Rüzgar, bir iki kere sertçe taradı saçlarını ulu çınarın Üsküdar Yeni Camii avlusunda.Havada uçuşan yapraklar, Ruhumuza serpilen pırıltılar gibiydi.Bir mübarek ayrıldı aramızdan, Aksa'ya yürüyen kul gibi....

Mert Kayhan

Türkiye'mizin yetiştirdiği ender şahsiyetlerden, muhterem hocamıza Allah gani gani rahmet eylesin.Gerek kendisinden, gerekse kitaplarından istifade etme imkanına kavuşmak büyük bir bahtiyarlık.Başımız sağolsun...

Yusuf Demirci

Hem Üsküdar, hem de Türkiye bir âlimini-filozofunu kaybetti. Kendisini tanıdığım 1985 yılından beridir kitaplarını okurum. İnanılmaz hafızası, 5 farklı lisana hakimiyeti, fizik, nükleer, tarih, antropoloji, felsefe, tasavvuf, müzik, resim, hat, ebrû, edebiyat, şiir konularındaki engin bilgisi beni çok ciddi etkilemiştir. NükTe platform kuruluşundaki desteğini, web sitemizin ikinci açılışındaki yardımlarını unutmam olası değil. Çernobil konusunda yaşadıklarını anlattığı kitaplar hepimize rehber olmalıdır. Bu kaza esnasında TAEK'in başında böyle bir zatın olmasının ülkemiz için nasıl büyük bir şans olduğu ancak bizlerce bilinmekte.. O'na minnet duyulması gerekirken maalesef işin medyatik yönü, yine dezinformasyon bilgiler olayları yanlış yönlere götürmüş, hocamızı fazlası ile üzmüştür. Bütün yaşananlara rağmen "Kimseye kırgın değilim herkese hakkımı helâl ediyorum" sözlerini hiç unutamam. Muhterem hocamızın Fransızca şiirleri de mevcuttur. Hatta bir tanesinin Cezayir'deki bir şehitlik girişinde yazılı olduğunu kendisinden işitmiştim. Bakın 24 kıtalık son şiirlerinden birinde sevdalı olduğu Üsküdar için neler yazmış ve vasiyetini de kısaca açıklamış;Ona gönül kaptırmış kaç manevi hükümdar!Bu tarihiyle bile efsanedir Üsküdar.Ebrû’da hat’ta tüm cihâna alemdar;Sakinine inşirâh bahşetmekte Üsküdar.Bunca konak ve yalı başka nerede bulunur?Bu medeniyet ancak Üsküdar’da korunur.Tevekkülle beklenir Üsküdar’da son nefes,Son zemzem ve son telkin, sönüyorken son hevesRabb’im Üsküdar’ımda verilsin bana zemzem!Hüdâyî Dergah’ından kaldırılsın cenazem!Adil Buyan

Adil Buyan

Üsküdar yetim kaldı...Allah rahmet eylesin.

Hasan H. Murat

Duyunca Sadık Yalsızuçanlar'ın Zaman'daki yazısından, cemale yürüyüşünü, kalbim kan ağlamaya başladı... O görülemeden de SEVİLEBİLENLER'den idi... Cümle gönül insanlarının yoldaşı, haldaşı, sırdaşı olmuştu... Yetim bıraktı aşıkları... Tek bir kez tel. ile bayramlaşabilmiştim oysa sadece... Hastalıkları ile ilgilenen meslektaşlarımı nasıl kıskandığımı bilemessiniz... Gözyaşlarım dinmiyor haberi öğrendiğimden beri... NEFESLER'inden O na bir bestemi armağan ettim sevgili çelebi hocama bugün, biraz evvel... Kalbimin sızısı ne zaman diner bilmiyorum ama... Şimdi anladım, Cenabı Peygamberimizi görmeden delice seven ve gerisin geri dönen ÜVEYS-EL KARANİ'nin AHVALİNİ... YARABBİ ZÜLCENAHEYN KULLARINLA HAŞREYLE BİZİ... NE OLURSUN... MAŞUKUNA KAVUŞTUN ARTIK, gam yok sevgili hocam... ÜLKEMİZİN BAŞI SA?OLSUN

ÖMER HAKAN YAVAŞO?LU

Sevgili Hocamızı çok geç tanıdığımı düşünmüşümdür hep. Sanırım yanılmamışım...İki Üsüdarlı olmamıza rağmen; sadece iki sefer sohbetlerinde bulunma imkanım oldu. İlmine, edebine, inancına ve tabiî ki Türkçe'sine hayran olduğum hocamızı daha yakından tanıyıp; Ondan daha fazla istifade edebilmeyi isterdim. Elbette geride bıraktığı o muazzam eserleriyle bize yol gösttermeye devam edecek. Lakin bu babacan edalı, müstesna insanı gerçekten çok özleyeceğiz. Kendisi nesli tükenmekte olan, bütün yaşayışı ve hayatıyla örnek alınacak insanlardan biriydi...Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum.Mekanı cennet, ruhu şad olsun inşallah...

Betül Kuşçu

Yunus Emre'nin dediği gibi; Bu dünya bir evrendir âdemleri yuducu Bize dahi gelüben yuda doyuna bir gün Görmez misin toprağı hasları kuçmuş yaturBizi dahi anun tek ala koynuna bir gün

Abdülkadir

Cenab-ı Hakk Hocamızdan rahmetini esirgemesin. Geride bıraktığı eserlere sahip çıkılıyor olduğunu bilmek ne güzel!

Bilal YILMAZ

Söze nereden ve nasıl başlayacagımı bilmemekle birlikte Hakk'a yüreyen hocamız için Rabbimden mağfiret diliyorum mekanı cennet olsun yakınlarına ve ailesine sabırlar diliyorum Gerçekten çok muhterem bir zattı ben şahsen tanışma fırsatı bulamadım ama kitaplarından tanıyorum hocamı zarif bilgin kibar bunların ötesinde bir İstanbul beyefendisi rabbim onun gibilerini eksik etmesin. Kitaplarını okuyalım okutalım tavsiye edelim ben öyle yapıyorum.

Çetin Ö?ÜT

Sevgili Hocamızın Hakk'a yürümesi onunla sık sık görüşen ve derin birikiminden yararlanan evlâtları olarak bizi büyük bir boşluğa itmiş bulunuyor. O, yeri doldurulamayacak bir ilim adamı ve örnek insandı, mekânı cennet olsun, kendisini çok özleyeceğiz. Başta muhterem hanımefendisi Gülsen Hanım olmak üzere kızları Fezâ ile Râbia'ya ve bütün sevenlerine tâziyetlerimizi sunarız.

Zeynep - Sinan Uluant

Sevgili Gülsen Abla,Sayın hocamızın ve değerli eşinizin vefatını öğrenmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyiz. Kendisine Allah'tan rahmet sizlere de uzun ömürler diliyoruz.Çok yakın zamanda kardeşim Cevat'ı kaybetmiş olmamdan dolayı içinde bulunduğunuz duyguları çok iyi anlıyorum. Allah hepimize sabırlar versin. Tekrar görüşmek ümidiyle,sevgiler....AYŞE (SAYIN) ÖZEL - Karşıyaka - İZMİR

AYŞE SAYIN ÖZEL

Sayfalar

Ziyaretçi defterine yaz

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Resimli CAPTCHA
Resimde görünen karakterleri girin.

Dikey Sekmeler

Tasarım & Geliştirme | kerataif