Buradasınız
ÜSKÜDAR'IN ÜÇ SIRLI'SI
31 Temmuz 2005
ÜSKÜDAR'IN
ÜSKÜDAR'IN
ÜÇ SIRLI'SI
Eşref, Nâfiz, Turgut Çulpan
Üsküdâr'a vedîa!
Ahvâl, etvâr
yönünden de herbiri bir bedia.
Üsküdâr'da bu üç sırlı
Ehl-i Beyt-i
Kimsecikler fark
Erimişce yaşadılar
Kıldı Hikmet bu
Edebleri cihetiyle:
Hakk'ın lûtfu
Bütün herkes âşık
Onlar için, bizâtihî farksızdı
Hâtırâsı bile lûtuf, bu mubârek
Bu azîzân Üsküdâr'a vurulmuş bir
Vakt-i
Var mı hâlâ Üsküdâr'da onlar gibi Sırlı'lar?
Bunu bilmek, heyhât, muhâl! "Onlar", kendini
melâmî-meşreb
zevât,
Ehl-i Beyt-i
Resûlullāh aşkında etti sebât.
Kimsecikler fark
etmedi, kime oldular bende;
Erimişce yaşadılar
cemiyyetin içinde.
Kıldı Hikmet bu
zevâtı, bizâtihî azîzân;
Edebleri cihetiyle:
pür temkin ve pür
iz'ân.
Hakk'ın lûtfu
olmuşlardı pek az bir muhibbâna,
Bütün herkes âşık
idi onlardaki rüchâna.
Onlar için, bizâtihî farksızdı
zâhir, bâtın.
Hâtırâsı bile lûtuf, bu mubârek
zevâtın.
Bu azîzân Üsküdâr'a vurulmuş bir
mühürdü.
Vakt-i
mev'ûd dolduğunda, hepsi Hakk'a yürüdü.
Var mı hâlâ Üsküdâr'da onlar gibi Sırlı'lar?
Bunu bilmek, heyhât, muhâl! "Onlar", kendini
sırlar.